Siteye Giriş
Kullanıcı adı:

Parola:



Parolamı Unuttum

Şimdi kaydol!
Ana Menü
PRİMA
Kimler Sitede
36 kullanıcı sitede (5 kullanıcı Yazılar bölümünde)

Üye: 2
Ziyaretçi: 34

minedafne, Anıl&Arda, devamı...
YALAN SÖYLEME
Yazar: Psikolog ?ebnem Kartal ((sebnem at annecocuk dot com))
Yayınlanma Tarihi: 25-Dec-2002
Okunma: 16661 kere
Yazı Boyutu: 4.32 KB

Yazıcı Uyumlu Sayfa Arkadaşına Gönder

YALAN SÖYLEME

Yalan söyleme de, çalma gibi bir uyum ve davranış bozukluğudur. Çocuklarda 6-7 yaşlarına kadar görülen abartılı söylemler ve hayallerle ilgili ifadeler gerçeğin tam olarak çarpıtılması anlamına gelen yalanla karıştırılmamalıdır. Çocuklar 6-7 yaş dönemine kadar hayali arkadaşlarıyla aralarında geçen diyaloglardan söz edebilir veya izledikleri bir olayı kendi algıladıkları biçimde süsleyerek veya biraz abartarak anlatabilirler. Çoçuğun bu tip davranışları bir uyum davranış bozukluğu olan yalanla karıştırılmamalıdır.

Çocuklar hiç bir sebep yokken yalana başvurmazlar. Hiç bir çocuk doğuştan yalana eğilimli değildir. Çocukları mutlaka yalan söylemeye iten ailesel, çevresel veya toplumsal bir faktör vardır. Aile içinde veya çevrede çok sık yalan söyleniyor olması çoçuğun da yalan söyleme davranışını taklit etmesine ve yalan söyleyen kişileri model almasına neden olur. Çocuklarda bir uyum ve davranış bozukluğu olarak görülen yalan söyleme davranışının altında yatan sebepler aşağıdaki gibi özetlenebilir;

  • Sevgi ve şefkat eksikliği
  • İlgi eksikliği
  • Değersizlik ve onaylanma gereksinimi
  • Aileden taktir görememe ve yetersiz ödüllendirilme
  • Aşırı takdir ve aşırı ödüllendirilme
  • Aşırı cezalandırıcı tutuma maruz kalma
  • Kıyaslamacı tutuma maruz kalma
  • Küçümseyici ve aşağılayıcı tutuma maruz kalma
  • Korku ve kaygılar

Çocuklar aileleri tarafından yeterince sevilmediklerini ve kendilerine yeterli ilgi gösterilmediğini hissederlerse bu açığı kapatmak için yalan söyleyebilirler. Boğazı ağrımadığı halde yutkunamadığını söyleyen bir çocuk ve ya gözünden yaş gelmeden canının yandığını söyleyerek ağlama taklidi yapan bir çocuk buna örnek olarak gösterilebilir. Kendini değersiz hisseden bir çocuk çevresindekiler tarafından değerli algılanma ve onaylanma ihtiyacıyla sahip olmadığı bir şeye sahip olduğunu veya yapmadığı bir şeyi yaptığını ifade edebilir. Örneğin gerçekte sahip olmadığı halde yüzlerce arabası olduğunu, babasının çok zengin olduğunu söyleyen bir çocuk veya öğretmeninden aferin almadığı halde öğretmeninin kedisine aferi dediğini söyleyen bir çocuk bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Erken çocukluk döneminde her yaptığı olumlu davranışı ödüllendirilen bir çocuk veya tam tersine hiç bir davranışı ödüllendirilmeyen bir çocuk da yalan söyleme gereksinimi duyabilir. Ailesinden hiç göremediği takdiri görebilmek ya da sürekli hale gelmiş takdiri devamlı kılabilmek amacıyla kendini elde etmediği bir başarıyı elde etmiş gibi gösterebilir. Anne babaların aşırı cezalandırıcı, kıyaslamacı, küçümseyici ve aşağılayıcı tutumları çocuklarda yalan söyleme davranışına neden olabilir. Çocuk, kardeşleriyle ve ya başka çocuklarla sıklıkla kıyaslanıyorsa ailenin onayladığı çocuğa benzemek amacıyla yalana başvurabilir. Benzer bir gereksinimle ailesi tarafından aşağılanmamak ve cezaladırılmamak için yapmadığı davranışları yapmış gibi ya da yaptığı davranışları yapmamış gibi ailesine aktarabilir. Çocuklar kaygılandıkları bir durumdan kaçmak için de yalana başvurabilirler. Okuldan korktuğu için karnının ağrıdığını söyleyen ve okula gidemeyen bir çocuk ve ya okulda yemek yemek istemediği için parasını çaldırdığını söyleyen bir çocuk bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bu örneklerde eğer aile çocuğuyla rahat ve sağlıklı bir iletişim kurabilse, çocuk üzerinde baskıcı, aşırı disiplinli bir tutum sergilemesse çocuk ailesine gerçeği söylemekten çekinmez.

Aileler çocuklarına karşı baskıcı, aşırı disiplinli, cezalandırıcı tutumlardan kaçınarak, çocuklarının eksik yönlerinden ziyade olumlu yönlerini de ön plana çıkararak ve çocuklarını korkutan, kaygılandıran durumlar konusunda daha bilinçli davranarak çocuklarını yalan söyleme davranışından uzak tutabilirler.

Çocukları yalan söyleyen ailelerin bu davranışı nedeniyle çocuklarını cezalandırmaları sergileyebilineçek en hatalı tutum olur. Böyle davranan bir aile çocuğunu daha çok yalana ve yeni davranış bozukluklarına iter. Bunun yerine, aile çocuğun neden yalan söylediğini araştırmalı ve bu sebepleri çocukla birlikte ortadan kaldırmaya çalışmalıdır. Bazı durumlarda sorun çok ilerlemiş, bu nedenle çözümsüzmüş gibi görünebilir. Böyle bir durumda aile bir psikologdan yardım almaktan çekinmemelidir. Bir uzman yardımıyla bu davranışın altında yatan etmenler tespit edilerek ortada kaldırılmalı ve çocuğa daha sağlıklı davranışlar kazandırılmalıdır.

 



Yorumların sahibi gönderendir. İçeriğinden sorumlu değiliz.
YALAN SÖYLEME
© copyright 2010 Psikolog ?ebnem Kartal & AnneCocuk.Com
Yazar Hakkında
1969 yılında Ankara'da doğdu. Orta ve lise öğrenimini Adana Anadolu Lisesi'nde tamamladı. 1991 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin Psikoloji Bölümünden mezun oldu. 1995 yılında aynı üniversitede Sosyal Psikoloji Yüksek Lisans Programını tamamlayarak Uzmanlık derecesini aldı. 1996-2000 tarihleri arasında (Ankara'da) PADEM Psikolojik Araştırma Danışma ve Eğitim Merkezi'nde Psikolog olarak çalıştı. Çeşitli anaokullarında Danışmanlık yaptı. Çocuk bakımı, gelişimi ve eğitimi konularında çeşitli dergilerde yazıları yayınlandı.

Halen, (İstanbul'da) serbest olarak çalışmaya devam etmektedir.

Tel:
0216 455 37 58
0216 455 36 68

Authors Stats
Average Rating:
Articles written: 25

Contact Author

Author Related Links

Latest Author Articles
REKLAM
Arama
Lidya.Net
Bu site Lidya.Net tarafından hazırlanmış ve yayınlanmaktadır © 1998-2008
Bu sitede yayınlanan yazılar, kaynak ve yazarı belirtilmek kaydıyla kullanılabilir.
Forum bölümünde yazılanlar ve site içeriği altına yazılan yorumların tüm sorumluluğu yazanlara ait olup, AnneCocuk.Com için bir bağlayıcılığı yoktur.
AnneCocuk.com'u  Kasım 1998 den bu güne kadar   kişi ziyaret etti