1. Sayfa - Toplam 106 Sayfa var 1231151101 ... SonuncuSonuncu
Toplam 1059 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
  1. #1
    Üyelik Tarihi
    07 Ocak 2005
    Bulunduğu Yer
    İstanbul-Maltepe
    Mesaj
    12.581

    SİNEMA FORUMU: Vizyondakiler, klasikler, tavsiyeler, yorumlar....

    Bugüne kadar bir sürü forum açtık bu konuda, bari bundan sonra sabit olsun...

    Konumuz sinema.

    İzlemekten zevk aldığınız, defalarca izlediğiniz, son vizyona çıkan, klasikleşen, tavsiye edilecek filmleri paylaşalım bu forumda...

    Hadi bakalım sinema tutkunları, pamuk eller klavyeye

  2. #2

    Re: SİNEMA FORUMU: Vizyondakiler, klasikler, tavsiyeler, yorumlar....

    oh be nihayet

    [size=x-small](umarım forumu bu yorumla meşkul etmemişimdir)[/size]

    ekliyorum bildirimlerime

  3. #3
    Üyelik Tarihi
    18 Ağustos 2004
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Mesaj
    8.331

    Re: SİNEMA FORUMU: Vizyondakiler, klasikler, tavsiyeler, yorumlar....

    PİANO (The Piano),

    Filmin mükemmel müziği ve görüntüleri...

    Piyano filmi konu olarak 19. yyda Yeni Zelanda'da geçen bir aşk filmi. Yeni Zelanda'ya giden dilsiz Ada kocasıyla mutlu olamaz. Daha doğrusu kocası onun piyanosuna olan tutkusunu farkedemez. Bu tutkuyu farkeden bir tek kişi vardır o da yerlilerden biri. Bu uyanık yerli Ada'nın kocasının ağır diye sahilde bıraktığı piyanoyu evine getirerek Ada'ya piyano çalması konusunda izin verir ve bu tutkusunu kullanarak piyano çalarken onu izler. Sadece izlemekle kalmaz ve olayı cinsel boyutlara taşır ve aralarında bir aşk gelişir. Kızgın koca Ada'yı cezalandırsa da bu aşk bitmeyecektir ve karısının parmağını kesecek kadar gaddarlaşan şahıs bir anda karısını azad edecek, mutlu olduğu insanla birlikte olmasına izin verecektir. yerli kocasının evine giderken Ada piyanosunu soğuk okyanus dalgalarına terkeder. Aslında bu terkediş içindeki dilsiz , tutuk olan insanın daterkedilişidir.ARtık gerçekten seviyor ve de seviliyordur. Film Yeni Zelanda'da geçmesi bakımından başlarda süper manzara izleyeceğiz sevdasıyla yanıp tutuşan ben için bir hayalkırıklı olmuş ve üstüne sürekli yağan yağmur sebebiyle bir iç karartıcı havaya bürünmüştür. konu sıradan olsa da sürekli arka planda çalan piyano insanı yumuşatmakta ve yağmur sesi insanı iyice hamura çevirmektedir.
    Bu film kesinlikle güzeldir ve izlemeye değer bir filmdir. Filmde Ada rolündeki Holly oyunculuğuyla ön plana çıkmaktadır.


    Piyano, 1993 senesinde tam 3 dalda Oscar ödülü almasının yanında, Cannes film festivalinde de altın
    palmiye ödülünü almıştı.

    Yönetmen: Jane Campion
    Oyuncular: Harvey Keitel, Holly Hunter, Sam Neill, Anna Paquin, Kerry Walker, Geneviève Lemon, Tungia Baker
    AVUSTRALYA-YENİ ZELANDA-FRANSA, 1993
    35 mm. / Renkli / 121’


    1993 Cannes En İyi Yönetmen; En İyi Kadın Oyuncu (Holly Hunter)
    1994 OSCAR En İyi Kadın Oyuncu (Holly Hunter); En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Anna Paquin); En İyi Senaryo
    1994 ABD Altın Küre: En İyi Kadın Oyuncu (Holly Hunter)
    1994 BAFTA En İyi Kadın Oyuncu (Holly Hunter); En İyi Kostüm Tasarımı; En İyi Yapım




    CENNETİN MÜZİĞİ (As It Is In Heaven),

    Filmden görüntüler....

    Yönetmen: Kay Pollak Senaryo: Kay Pollak, Anders Nyberg, Ola Olsson, Carin Pollak, Margaretha Pollak Görüntü yönetmeni: Harald Gunnar Paalgard Kurgu: Tomas Tang Oyuncular: Michael Nyqvist, Frida Hallgren, Axelle Axell, Verena Buratti Süre: 132 dk.

    İsveç yapımı Cennetin Müziği, tipik bir 'yabancı dilde en iyi film' Oscar adayı. Öyle ki, konusu, onunla aynı yılda (bu yıl yani) aynı ödüle göz koyan Fransız filmi Les Choristes / Koro'e fazlasıyla benziyor. Köye/kasabaya/okula yeni gelen biri, bir müzik/tiyatro/sinema aşkıdır başlatarak zihinleri açar, sıkı ahlakçılığı törpüler, sonra sevgi seli olur... Her iki filmde de bir koro kurma durumu var ama onları Oscarlık yapan, sadece bu değil. Yeni Başlayanlar İçin İtalyanca'da olduğu gibi, yine insanların gönlünün açılmasına vesile olacak başka herhangi bir kurs muhabbeti de olabilirdi. Ya da huysuz bir ihtiyarla küçük bir çocuğun dostluk öyküsü. Önemli olan, seyirciye gösterecek basit bir 'giriş, gelişme, sonuç' üçlüsüne, yumuşak bir duygusallığa, klişe yollardan verilmiş sevgi mesajlarına sahip olmak; görsel anlamda göze batan ya da gözü özellikle sevindiren herhangi bir tavır sergilememek ve böylece binlerce benzerinin arasına yerleşmek. Cennetin Müziği, bu görevini başarıyla yerine getirmiş. Sevmeyenlerin muhtemelen insan da sevmemekle suçlanacağı bu filmde, kahramanımız Daniel (Michael Nyqvist) adında bir orkestra şefi. Çok küçük yaşlardan beri müzikle uğraşan Daniel, şimdi dünyaca ünlü ve kendisine o kadar çok rağbet var ki, konser programının sonu görünmüyor. Ama günün birinde canına tak ediyor. Kalbinden rahatsızlanan Daniel, işi gücü bırakıp çocukluğunun geçtiği sakin kasabada sakin bir yaşama atıyor kendini. Önce kimselerle pek bir iletişim kurmasa da, sonunda kilise korosunu bahar konserine hazırlarken buluyor kendini. Şehirli ünlü sanatçıyla sıradan kasabalıların kaynaşmasından nice arıza ve güzellik doğuyor tabii. İnsan bu, paragözü var, tutucusu var, kocasından dayak yiyeni, zekâ özürlüsü var. Film bir yandan koro çalışmalarını adım adım takip ederken, bir yandan da söz konusu insanların özel sorunlarına, Daniel'la ve birbirleriyle olan ilişkilerine eğiliyor. Birlikte gülüyor, ağlıyor, şarkı söylüyorlar; herkes hayatını gözden geçiriyor, yaralar sarılıyor... Hayatta bu duruma bazen kurs, bazen grup terapisi, bazen de film deniyor.



    YAĞMURDAN ÖNCE (Before the Rain)

    Filmin mükemmel müzikleri ve görüntüler..

    Orijinal Adı: Pred dozhdot
    Yönetmen: Milcho Manchevski
    Senaryo: Milcho Manchevski
    Oyuncular: Katrin Cartlidge (Anne), Rade Serbedzija (Aleksander), Grégoire Colin
    (Kiril), Labina Mitevska (Zamira), Jay Villiers (Nick)
    1994 / Makedonya, Fransa, İngiltere / Makedonca, İngilizce, Arnavutça / 113 dk


    Savaş filmleri objektifliğin yakalanmasının en zorlanıldığı türlerden biridir. Hele ki yönetmen
    savaşın taraf ülkelerinden birine mensupsa, izleyici “Ne yapmış da kendi ülkesini haklı çıkarmış
    acaba?” demekten kendini alamayabilir. Yağmurdan Önce, tüm dünyanın seyirci
    kaldığı bir savaşa sağduyuyla yaklaşarak harikulade bir istisna olarak karşımıza çıkıyor.
    Üsküp doğumlu Makedon yönetmen Milcho Mancevski’nin senaryosunu yazıp yönettiği
    başyapıt, 1994 yılında Venedik Film Festivali’nin Altın Ayı’sı başta olmak üzere toplam 12
    ödül almış ve Oscar’a da aday gösterilmişti.
    “Kelimeler”, “Yüzler” ve “Fotoğraflar” isimli üç bölümden oluşan filmin ilk ve son kısımları
    Makedonya topraklarında, birbirlerine komşu, yıllarca beraber yaşamış, biri Ortodoks,
    diğeri Müslüman iki köyün insanlarının, gözlerini kırpmadan birbirlerinin canına kıyabilecek
    denli düşman oluşlarını anlatır. Tarafların öfkeleri o denli büyüktür ki, bu “etnik nefret”ten
    nasibini alamayarak karşı tarafın insanlarına yardım etmeye kalkan kendi insanlarını dahi
    öldürmekten çekinmezler. Silahlar birer oyuncak olmuş, öldürme eylemi rap müziği eşliğinde
    yapılabilir duruma gelmiştir. Ortadaki bölüm ise, daha sonra ülkesine geri dönecek bir
    savaş fotoğrafçısının sevgilisini merkeze alarak filmin tamamında iç içe geçen üç imkansız
    aşkın Londra ayağını anlatır. Makedonya’da çocukların yaptığı çalı çırpı çemberin içindeki
    kaplumbağa gibi Londra’da son derece lüks restoranın içindeki kaplumbağanın sonu
    da acı olacaktır.
    Yönetmenin çektiği ilk uzun metraj yapım oluşuyla da şaşırtan film, yalnızca konusu ve
    bunu ustalıkla işleyişiyle değil, hemen hepsi birer tablo güzelliğindeki çerçevelerine imza
    atan görüntü yönetmeni Manuel Teran’ın filme kattığı havayla da göz dolduruyor. Bu şiirsel
    çerçeveleri bütünleyen Makedon grup Anastasia’nın buram buram Balkanlar kokan orijinal
    müzikleri sayesinde gördüğümüz yerleri Anadolu’ya benzetmekten kendimizi alamıyoruz.
    Katrin Cartlidge, Rade Serbedzija, Grégoire Colin ve Labina Mitevska’dan oluşan ana
    oyuncu kadrosuysa, Yağmurdan Önce’nin başyapıt haline gelmesinde bir başka önemli
    payın sahibi.
    Bir yandan barışın bir istisna olduğunu, bir yandan da hayattan yana taraf tutmak gerektiğini
    söyleyen film, ilginç kurgusal yapısıyla kafaları allak bullak ederek “zaman”la da
    oynuyor. Gerekmedikçe kullanılmayan, dolayısıyla çok az sayıdaki diyaloglarda, her bir
    cümle filmin kurgusunu tamamlayıcı niteliktedir. Film başlamadan hemen önce okuduğumuz
    Mesa Selimoviç’e ait “Kuşlar çığlık atarak gökyüzünde uçuşuyor. İnsanlar sessiz, beklemek
    kanıma acı veriyor” sözüyle beraber içine çekildiğimiz kötü bir şeyler olacak hissi,
    kötü bir çok şeyin oluşuyla doğrulanıp, yapılan seçimleri, tutulan tarafları, Romanya, El
    Salvador, Azerbaycan, Belfast, Angola, Bosna ve Makedonya’da dökülen kanları bir daha
    ve bir daha sorgulamamızı sağlıyor...


    favorilerim.


  4. #4

    Re: SİNEMA FORUMU: Vizyondakiler, klasikler, tavsiyeler, yorumlar....




    ZENGİN AVCISI
    Maceracı Irène (Audrey Tautou), büyük bir otelde garson olarak çalışan utangaç Jean’ın (Gad Elmaleh) bir milyarder olduğunu sanar. Gerçekte kim olduğunu öğrenir öğrenmez de ondan kaçar. Fakat Jean Irène’ye aşık olmuştur ve onu Fransa sahiline kadar takip edip bulur. Parasız kalmış olmasına rağmen aşık olduğu kızın yaşam tarzını benimser ve şaşalı bir konakta yaşamaya başlar. Bu yeni statüsü Jean’ı Irène’ye gittikçe yaklaştırır. Irène yaşam tarzı konusunda kendisine tavsiyelerde bulunmaya başlar. Bu durum onları birbirlerine gittikçe yakınlaştıracaktır.

    Çok değişik bir konusu olmamasına rağmen kafa yormadan,keyifle izlenebilecek,dinlendirici bir komedi filmi.
    ben izledim hoşuma gitti zaman kaybı diye düşünmedim.





    Konu
    Ennis Del Mar (Heath Ledger) ve Jack Twist (Jake Gyllenhaal) aynı anda kovboyluk işine başvurur. İkisi de işe alınır ve kampa gönderilir. Sabahtan akşama koyun güden ikili akşamları konuşmaya ve arkadaşlık etmeye başlar. Zamanla bu arkadaşlık aşka dönüşür. Ancak kapalı bir toplumda ve eşcinselliğin hiç kabul görmediği bir dönemde yaşamaktadırlar. Kamp dönüşü her ikisi de evlenir ve çocuk sahibi olur.

    Aradan dört yıl geçer. Jack, Ennis'e bir kart gönderir ve onu ziyeret etmek istediğini söyler. Ennis teklifi sevinçle kabul eder. İkili bir-iki haftalığına kampa gider. Ennis'in eşi iki kovboyun arasındaki ilişkiyi farketmiştir ve Ennis'den boşanır.

    Biri çiftçi, diğeri rodeo kovboyu olan bu iki adam farklı karakterlerine rağmen birbirlerine bağlanırlar. Yaşam boyu sürecek olan bu ilişki, kopmalar ve ayrılıklar yaşayacak fakat iki aşığı her zaman buluşturacaktır. Ortaya, kulaktan kulağa yayılacak, aşka dair güçlü tonlar barındıran efsanevi bir hikâye çıkacaktır.



    Yeni bir film değil ama 2006 da Oscar almış.
    konusu Aşk...ama iki erkek arasında....
    izlemeyenler varsa mutlaka izlemeli.manzara güzel,film müziği güzel.Bence izlenesi bir film.

  5. #5
    Üyelik Tarihi
    07 Ocak 2005
    Bulunduğu Yer
    İstanbul-Maltepe
    Mesaj
    12.581

    Re: SİNEMA FORUMU: Vizyondakiler, klasikler, tavsiyeler, yorumlar....

    tavsiye ettiğiniz filmlerin biraz da tanıtımlarını yazabilirseniz harika olur arkadaşlar.

    Tamam biz de arayabiliriz ama..

  6. #6
    Üyelik Tarihi
    30 Aralık 2000
    Bulunduğu Yer
    Ruhlar aleminde..
    Mesaj
    21.625

    Re: SİNEMA FORUMU: Vizyondakiler, klasikler, tavsiyeler, yorumlar....

    LEON sevginin günü

    LEON sevginin gücü

    LEON sevginin gücü

    defalarca izlesem kesinlikle bıkmam

    şiddrtlede tavsiye ederim..

    bir sevgi bu kadar güzel anlatılır...

  7. #7
    Üyelik Tarihi
    31 Ocak 2003
    Bulunduğu Yer
    türkiye/istanbul
    Mesaj
    8.323

    Re: SİNEMA FORUMU: Vizyondakiler, klasikler, tavsiyeler, yorumlar....

    bu aralar tekrar izlemek istediğim 2 film var..

    the price of the tides- nick nolte, barbara streisand

    the mirror has two faces-barbara streisand, jeff bridges (galiba)

    romantik film seven ve de izlememişlere duyurulur..

    aklıma geldikçe yazacağım..




  8. #8

    Re: SİNEMA FORUMU: Vizyondakiler, klasikler, tavsiyeler, yorumlar....

    canom yazdı:

    Yeni bir film değil ama 2006 da Oscar almış.
    konusu Aşk...ama iki erkek arasında....
    izlemeyenler varsa mutlaka izlemeli.manzara güzel,film müziği güzel.Bence izlenesi bir film.
    Brokeback Dağı filmini önce tereddütle izlemiştim, ama iki erkek eşcinselin aşk hikayesine bile gözlerimin dolacağını beklemiyordum doğrusu.

  9. #9

    Re: SİNEMA FORUMU: Vizyondakiler, klasikler, tavsiyeler, yorumlar....



    KORKU,Gerilim sevenler için bir film.
    İzledim ama beğenmedim.Çok boş zamanınız varsa bakabilirsiniz ama yoksa daha iyi film seçiniz.

  10. #10
    Üyelik Tarihi
    21 Haziran 2005
    Bulunduğu Yer
    home sweet home:-D
    Mesaj
    23.502

    Re: SİNEMA FORUMU: Vizyondakiler, klasikler, tavsiyeler, yorumlar....

    Yüzüklerin Efendisi

    İzlemeye doyamadığım tek film diyebilirim

Benzer Konular

  1. MÜZİK FORUMU: Eskiler, son çıkanlar, tavsiyeler, yorumlar...
    Konuyu Açan: Inci&Deniz, Forum: Kültür ve Kitap.
    Cevap: 53
    Son Mesaj: 05 Temmuz 2016, 22:15
  2. İlköğretimle ilgili "TAVSİYELER" Forumu
    Konuyu Açan: Inci&Deniz, Forum: İlköğretim.
    Cevap: 29
    Son Mesaj: 08 Ekim 2012, 09:59
  3. Ocean Abi ve 12 arkadasi...(Sinema forumu)
    Konuyu Açan: Serendipity, Forum: Genel Forum.
    Cevap: 15
    Son Mesaj: 10 Haziran 2007, 01:39
  4. Cevap: 15
    Son Mesaj: 17 Ekim 2005, 12:15

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Dosya Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
 
 

Bu site Lidya.Net tarafından hazırlanmış ve yayınlanmaktadır © 1998-2012. Bu sitede yayınlanan yazılar, kaynak ve yazarı belirtilmek kaydıyla kullanılabilir.
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren AnneCocuk.com adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan ve yazdıkları yazılardan kendileri sorumludur.
AnneCocuk.com ile ilgili yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim linkinden iletişime geçildikten sonra en geç 2 (iki) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve size geri dönüş yapılacaktır.